Profesör Doktor
Muharrem Kıskaç

 

İç hastalıkları uzmanı 

İlgi alanları

ŞEKER HASTALIĞI (DİYABET)

Diyabet, diabetes mellitus ya da halk arasında bilinen ismiyle şeker hastalığı,  kan şeker seviyesinin olması gereken değerin üzerinde olması…Devamını Oku

HİPERTANSİYON (YÜKSEK TANSİYON)

Hipertansiyon, çeşitli nedenlerden dolayı ortaya çıkan kan basıncı yüksekliğidir. Kan basıncı, damar içindeki kanın damar duvarına…Devamını Oku

METABOLİK SENDROM

Metabolik sendrom, bel çevresi kalınlığı, tansiyon yüksekliği, kan yağlarında bozukluk, damar duvarlarında enflamasyon ve kan…Devamını Oku

FONKSİYONEL TIP

Fonksiyonel Tıp: Hastalıkların kök nedenine inme. Günümüzde sağlık ve tıp alanında bir çok farklı..Devamını Oku

Sürekli güncellenen sağlıklı yaşam videoları Youtube kanalımızda

PROF. DR. MUHARREM KISKAÇ

 

1978 yılında Malatya'da doğdum. 1996 yılında İstanbul (Çapa) Tıp Fakültesine birincilikle girdim .

 

6 yıllık tıp fakültesi eğitimim sonrasında 2002 yılında TUS (Tıpta uzmanlık sınavı) sınavı sonucunda Türkiye 14. sü olarak 1. Tercihim olan S.B. Okmeydanı E.A.H. 'de iç hastalıkları asistanı olarak çalışmaya başladım .

 

2007-2010 yılları arasında Siirt Devlet Hastanesinde mecburi hizmetimi yaptım. 2010 yılında Bezmialem Vakıf Üniversitesi Tıp Fakültesinde çalışmaya başladım. 2015 yılında yardımcı doçent doktor, 2016 yılında doçent doktor ve 2022 yılında da profesörlük unvanımı aldım. 2024 yılı itibari ile de Şişli'de özel muayenehanemde hasta kabulune devam ediyorum.

 

Sağlıkla ilgili bilgilendirme videoları, besin takviyeleri ve sağlığınızla ilgili rehber bilgiler  için kanalımıza abone olun!

Blog

Tansiyon ölçümü nasıl olmalıdır?

Bilindiği gibi tansiyon atardamarlarımız içindeki kanın damar çeperine yaptığı basınçtır. Tansiyonun normal veya normale yakın değerlerde tutulması hayati önemdedir. Bu nedenle doğru tansiyon ölçümü yapmak tansiyon takip veya tedavisi açısından son derece önemlidir. Hangi cihazı kullanılırsak kullanılalım, bazı noktalara dikkat etmezsek, her cihaz hatalı ölçüm yapabilir.

Hangi tansiyon aletini kullanmalıyız?

1-Temel olarak manuel ölçüm yapan cihazlar: Klasik havalı ibreli ve civalı olan cihazlar vardır. Civalı olanlar bir montaj gerektirmesi fiyat ve büyüklük açısından ev kullanıma uygun değildir. Diğer manuel ölçüm yapan klasik havalı cihazlar ölçüm tetkikleri ve uygulaması iyi bilinirse evde günlük ölçümlerimizde  kullanılabilir.

2-Elektronik cihazlar: Günümüzde ev kullanımları için çoğunlukla elektronik olanlar tercih edilmektedir. Eğer kaliteli bir elektronik cihazı doğru teknik ile tansiyon ölçüm kurallarına uyarak ölçüm yaparsak manuel ölçümlere yakın sonuçlar elde edilecektir. Yine de arada manuel bir tansiyon ölçüm cihazıyla eş zamanlı olarak olarak ölçüm yapıp cihazı kontrol etmemizde fayda olduğunu belirtmek isterim.

Ölçüm öncesi dikkat edilecekler

Ölçüm öncesi 5-10 dakika dinlenmiş olmamız gerekir. Tuvalet ihtiyacımız varsa giderelim ve yarım saat içinde bir şey yemeyelim.

Ölçümden en az yarım saat önce çay kahve veya sigara içmeyelim.

Sandalyeye dik bir şekilde sırtımızı yaslayarak oturalım , ayaklarımız yere tam olarak düz bassın ve bacak bacak üstüne atmayalım.

Oda sıcaklığı mümkünse ideal oda ısında olursa daha uygun

Kolumuzun üst açık olmalı elbisemiz  kolumuzu sıkmamalıdır.

Tansiyon aletinin manşon kısmı kalp hizasında olmalıdır. Manşonun büyüklüğü kolumuza uygun olmalı , dirsekten 2 parmak yukarıya yerleştirilmeli ve çok sıkı veya gevşek bağlanmamalıdır. Kırmızı ok veya kısım dirsek içine gelsin.Kolumuzun altında bir destek olmalıdır.

Eğer elektronik bir cihaz kullanıyorsak pillleri mutlaka yeterli dolulukta olmalıdır.

Manuel ölçüm yapıyorsak. Manşonu şişirdikten sonra yavaş indirelim saniyede 3-4 mmHg gibi ilk duyduğumuz ses sistolik ( Büyük) tansiyon sesin kaybolduğu yer diastolik ( Küçük) tansiyondur.

Eğer hekim veya sağlık çalışanı tansiyonunuzu ölçtüyse ve tansiyonunuz normalden fazla çıktıysa  beyaz önlük tansiyonunu ekarte etmek için ev tansiyon takibi önerebiliyoruz.

Tansiyon ölçümünde önerilere mümkün olduğunca uymak doğru bir tansiyon takibi ve doğru bir tedavi planlanması demektir.

Normal tansiyon değerleri kaç olmalıdır?

Tansiyon (Kan basıncı) kalbin kanı vücudumuza pompalarken damar duvarında oluşturduğu basınçtır. Doku ve organlarımızın yeterli miktarda kanlanması ve yaşamsal fonksiyonlarının düzgün bir şekilde işlemesi için kan basıncının belirli bir aralıkla olması gerekmektedir.

Kalbin kanı vücuda pompaladığı sıradaki  atardamarda oluşan basınca büyük (sistolik) tansiyon, kalbin gevşeme döneminde atardamarlarda oluşan basınca da küçük (diyastolik) tansiyon denir.

Hipertansiyon (Yüksek tansiyon) atardamarlardaki kan basıncının normal değerlerin üzerine çıktığı durum olarak adlandırılmaktadır. Hipertansiyon çoğunlukla kronik bir durumdur. Erişkin hipertansif hastaların % 90-95’ inde yüksek tansiyona neden olabilecek altta yatan ek bir neden tespit edilmez.  Bu duruma  esansiyel (primer) hipertansiyon denir.  % 5-10 hastada ise yüksek tansiyon bir nedene ya da hastalığa bağlıdır. Buna da ikincil (sekonder) hipertansiyon adı verilir.

Egzersiz, stres,  anksiyite  ve duysusal  dalgalanmalara bağlı olarak tansiyonda geçici yükselmeler olabilir. Hipertansiyon tanısı için farklı günlerde yapılan en az  3 ölçüm ya da ideal olarak 24 saatlik tansiyon holter takibi ile konulmalıdır.

Tansiyon değeri kişisel durumlar, cinsiyet, yaş, hayat tarzı , beslenme durumu ve eşlik eden hastalıklara göre farklılık gösterir. Tansiyon sabah-akşam, hava sıcaklığı, uykusuzluk gibi durumlardan etkilenebilir. Bizim burada vereceğimiz normal değerler uluslararası ve geniş kitleler üzerinde yapılan çalışmalar  sonucu belirlenmiş genel değerlerdir.. Bu değerlerde bazı kişişel farkılılar olabileceği de akılda tutulmalıdır. Bu konuda mutlaka doktorunuzun önerileri dikkate alınmalıdır.

Kılavuzlarda  , kişinin yaşı ve ek hastalıklarına göre bir takım farklılıklar olmakla beraber genel olarak sistolik kan basıncının 120 mmHg ve diyastolik kan basıncının 80 mmHg olması optimal tan­siyon olarak kabul edilmektedir. Sistolik tansiyonun 120-139 mmHg veya diastolik tansiyonun 80-89 mmHg olması prehipertansiyon . Kan basıncının 140/90 mmHg’nın üzerinde olması ise evre 1 hipertansiyondur. Sistolik kan basıncının 90 mmHg ve diastolik kan basıncının 60 mmHg altında olması ise hipotansiyon olarak adlandırılmaktadır.

Hipertansiyon belirti verir mi?

Hipertansiyon genellikle "sessiz bir katil" olarak adlandırılır çünkü belirgin semptomlar göstermeyebilir ve uzun süre fark edilmeyebilir. Ancak bazı durumlarda hipertansiyon belirtiler gösterebilir. İşte hipertansiyonun olası belirtileri:

  1. Baş Ağrısı: Özellikle sabahları veya gün içindeki stresli durumlarda ortaya çıkabilir. Şiddeti değişken olabilir.
  2. Baş Dönmesi : Kan basıncındaki dalgalanmalar nedeniyle ortaya çıkabilir.
  3. Nefes Darlığı: Kalp ve akciğer fonksiyonları üzerindeki etkilerinden dolayı, fiziksel aktiviteler sırasında veya dinlenirken hissedilebilir.
  4. Göğüs Ağrısı: Kalp kasına yeterli oksijen gitmemesi durumunda ortaya çıkabilir.
  5. Nadiren Burun Kanaması: Kan damarlarındaki yüksek basınç nedeniyle oluşabilir.
  6. Yorgunluk ve Halsizlik: Genel olarak vücutta dolaşımın etkilenmesinden kaynaklanabilir.
  7. Bulanık Görme : Kan basıncındaki ani değişiklikler göz sağlığını etkileyebilir.

Hipertansiyon genellikle belirgin semptomlar göstermediği için düzenli tansiyon kontrolü çok önemlidir. Özellikle risk faktörlerine sahip olan kişiler (ailede hipertansiyon öyküsü, obezite, düzensiz beslenme, hareketsiz yaşam tarzı gibi) düzenli olarak tansiyon ölçümü yaptırmalı ve sağlık uzmanlarıyla düzenli olarak görüşmelidirler. Erken teşhis ve uygun tedavi ile hipertansiyonun kontrol altına alınması, kalp hastalıkları, inme gibi ciddi komplikasyonların önlenmesine yardımcı olabilir.

Hipertansiyon hastaları nasıl beslenmelidir?

 

Hipertansiyon (yüksek tansiyon) hastalarının beslenme düzeni, kan basıncını kontrol altında tutmaya yardımcı olacak şekilde düzenlenmelidir. İşte hipertansiyon hastaları için önerilen beslenme yaklaşımları:

Düşük Tuz İçeren Diyet: Tuz (sodyum klorür), kan basıncını yükselten ana faktördür. Günlük tuz tüketimini 5 gramın altında tutmak önemlidir. İşlenmiş gıdalardan ve hazır yiyeceklerden uzak durmak, tuz eklememek veya azaltmak gereklidir.

Yüksek Potasyum İçeren Besinler Tercih Edilmeli: Potasyum, kan basıncını düşürmeye yardımcı olabilir. Potasyum açısından zengin besinler arasında muz, portakal, patates, ıspanak, avokado gibi gıdalar bulunur. (Tabi potasyum kısıtlaması gereken bir durumunuz yoksa)

Kalsiyum İçeriği Yeterli Olan Gıdalar: Kalsiyum, vücuttaki kan basıncı düzenlemesinde rol oynar. Süt, yoğurt, peynir gibi düşük yağlı veya yağsız süt ürünleri kalsiyum açısından zengin seçeneklerdir.

Magnezyum Açısından Zengin Gıdalar Tüketilmeli: Magnezyum, kan damarlarını genişleterek kan basıncını düşürebilir. Badem, fındık, kabak çekirdeği, yeşil yapraklı sebzeler gibi magnezyum içeren gıdalar önemlidir.

Düşük Yağlı ve Dengeli Bir Diyet: Kalp sağlığını korumak için düşük yağlı ve dengeli bir diyet önemlidir. Doymuş yağlardan kaçınılmalı, sağlıklı yağ kaynakları (zeytinyağı, avokado) tercih edilmelidir.

Taze Meyve ve Sebze Tüketimi Artırılmalı: Lif içeriği yüksek olan meyve ve sebzeler, kan basıncını düzenlemeye yardımcı olabilir. Böylece kalp sağlığına da katkıda bulunurlar.

Alkol ve Kafein Tüketimi Sınırlanmalı: Alkol ve kafein, kan basıncını artırabilen faktörlerdir. Bu nedenle bu tür içeceklerin tüketim miktarı sınırlanmalıdır.

Düzenli ve Dengeli Öğünler: Düzenli aralıklarla beslenmek, kan şekerini ve dolayısıyla kan basıncını dengelemeye yardımcı olabilir.

Tuz Alternatifleri Kullanılmalı: Yemeklerde tuz yerine baharatlar, limon suyu veya diğer doğal tatlandırıcılar kullanılabilir.

Dikkatli Kalori Alımı: Obezite hipertansiyon için bir risk faktörüdür. Sağlıklı kilo yönetimi için kalori alımı dengeli olmalıdır.

Hipertansiyon hastaları için beslenme düzeni kişiselleştirilmelidir ve bireyin sağlık durumu, yaşam tarzı ve diğer sağlık faktörleri göz önünde bulundurulmalıdır. Bu nedenle, her hasta için uygun olan beslenme planı bir sağlık uzmanı veya diyetisyen tarafından belirlenmelidir.

Hipertansiyonun tedavisi nasıl olmalıdır?

 

Hipertansiyonun tedavisi, kan basıncını kontrol altında tutarak kalp sağlığını korumayı ve olası komplikasyonları önlemeyi amaçlar. Genellikle tedavi, yaşam tarzı değişiklikleri, beslenme düzeni ve ilaç tedavisi kombinasyonundan oluşur. İşte hipertansiyon tedavisinin temel unsurları:

  1. Yaşam Tarzı Değişiklikleri:
    • Dengeli Beslenme: Düşük tuzlu, yüksek potasyumlu, magnezyumlu ve kalsiyumlu bir diyet benimsemek önemlidir.
    • Fiziksel Aktivite: Haftada en az 150 dakika orta şiddette aerobik egzersiz yapmak veya haftada 75 dakika yüksek şiddetli egzersiz yapmak önerilir.
    • Kilo Kontrolü: Sağlıklı bir kilo yönetimi sağlamak, hipertansiyonun kontrol altına alınmasına yardımcı olabilir.
    • Alkol ve Sigara Kullanımı: Alkol tüketimini sınırlamak ve sigarayı bırakmak kan basıncını düşürebilir.
  2. İlaç Tedavisi:
    • Yaşam tarzı değişikliklerine rağmen kan basıncı hala yüksekse, doktor tarafından reçete edilen ilaçlar kullanılabilir.
    • Hipertansiyon tedavisinde kullanılan ilaçlar genellikle ACE inhibitörleri, beta blokerler, kalsiyum kanal blokerleri, diüretikler gibi çeşitli gruplardan oluşur.
    • İlaç tedavisi, hastanın özelliklerine (yaş, cinsiyet, diğer sağlık sorunları vb.) ve tansiyon seviyelerine göre kişiselleştirilir.
  3. Düzenli Takip ve Kontrol:
    • Hipertansiyon hastaları düzenli olarak tansiyon ölçümü ve sağlık kontrolü için doktorlarını ziyaret etmelidir.
    • Tansiyon değerleri izlenmeli ve ilaç tedavisi gerekiyorsa doktor önerilerine uygun olarak düzenlenmelidir.
  4. Kompikasyonların Erken Tespiti ve Yönetimi:
    • Hipertansiyon, kalp hastalıkları, inme, böbrek problemleri gibi ciddi komplikasyonlara yol açabilir. Bu nedenle, tedavi sırasında bu tür komplikasyonların erken teşhis edilmesi ve yönetilmesi önemlidir.

Hipertansiyon tedavisi, genellikle yaşam boyu süren bir süreç gerektirir. Sağlık uzmanlarıyla düzenli iletişim ve işbirliği içinde olmak, hastanın sağlık durumunu en iyi şekilde yönetmesine yardımcı olabilir. Her hasta farklı ihtiyaçlara sahip olduğundan, tedavi planı kişiselleştirilmeli ve bireysel duruma uygun olarak ayarlanmalıdır.

Özet

Giriş: Hipertansiyon, dünya genelinde yaygın bir sağlık sorunudur ve kalp hastalıkları, inme gibi ciddi komplikasyonlara yol açabilen önemli bir risk faktörü olarak kabul edilir. Bu yazıda, hipertansiyonun tanımı, belirtileri, risk faktörleri, beslenme yaklaşımları ve tedavi seçenekleri detaylı bir şekilde ele alınacaktır.

Hipertansiyonun Tanımı ve Belirtileri: Hipertansiyon, kan damarlarına sürekli yüksek basınç uygulayan bir durumdur. Genellikle belirgin bir semptom göstermeyebilir, ancak bazı durumlarda baş ağrısı, baş dönmesi gibi şikayetlere yol açabilir. Tanı genellikle düzenli tansiyon ölçümü ile konulur.

Risk Faktörleri ve Komplikasyonlar: Hipertansiyonun risk faktörleri arasında obezite, yetersiz fiziksel aktivite, yüksek tuz tüketimi ve genetik yatkınlık bulunur. Tedavi edilmezse, kalp krizi, inme, böbrek yetmezliği gibi ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir.

Beslenme Yaklaşımları: Hipertansiyon yönetiminde beslenme büyük önem taşır. Düşük tuzlu, yüksek potasyumlu ve magnezyumlu besinler tüketmek, kan basıncını düzenlemeye yardımcı olabilir. Ayrıca, düşük yağlı ve düşük kolesterollü bir diyet önerilir.

Tansiyonu Düşürmek İçin Öneriler: Sağlıklı kilo yönetimi, düzenli egzersiz yapma, alkol ve sigara tüketimini sınırlama gibi yaşam tarzı değişiklikleri hipertansiyon yönetiminde etkili olabilir. İlaç tedavisi gerekebilir ve bu durumda düzenli doktor kontrolü önemlidir.

Sonuç: Hipertansiyon, erken teşhis edilip tedavi edilmediği takdirde ciddi sağlık problemlerine yol açabilen önemli bir risk faktörüdür. Sağlıklı yaşam tarzı seçimleri ve düzenli tıbbi takip ile hipertansiyonun etkileri minimize edilebilir.

SAYFAMIZ BİLGİLENDİRME AMAÇLIDIR. TEDAVİNİZ İÇİN MUTLAKA HEKİMİNİZİN ÖNERİLERİ İLE HAREKET ETMENİZİ ÖNERİRİM.

 

İletişim

Adres:

Zuhuratbaba, Haksever Sk. Paşa iş merkezi No:2 Daire:14, 34147 Bakırköy/İstanbul

Whatsapp:

0 532 219 33 64